Engin Dinç

Engin Dinç
1988 İstanbul doğumlu. Adalet Bakanlığı'nda göreve başladı (2011). Anadolu Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünü Bitirdi (2016). Anadolu Üniversitesi Hukuk/Adalet Bölümü öğrencisi (2016). Uluslararası Sosyal Medya Derneği (USMED) üyesi oldu (2017). Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) gönüllüsü oldu (2018). Araştırmaları ve denemeleri çeşitli dergilerde yayınlandı. İlk kitabını 2015 yılında çıkarttı. İngilizce ve Göktürkçe bilmektedir. Ankara'da ikamet etmekte ve Adalet Bakanlığı'nda kamu hizmetine devam etmektedir. Evli ve bir kız babasıdır.

Kitap Yazmak Kolay Yayınlatmak Zor

Kitap Yazmak Kolay Yayınlatmak Zor

Araştırmacı, yazar ve sosyal medya uzmanı Engin Dinç; ülkemizde edebiyatın geldiği noktada sosyal medyanın etkisinden, kitap yayınlatmanın zorluklarından ve edebiyatımızdaki yozlaşmadan bahsetti.

SOSYAL MEDYA HAYATIN HER ALANINDA

“Eskiden firmalar reklam yapmak için radyodan, televizyondan ve duvar afişlerinden faydalanırdı. Şimdi ise seçim kampanyaları bile sosyal medyadan yürütülüyor. Hal böyle olunca sosyal medya hayatımızın her alanına yerleşti. Artık bir ürünün kalitesini sosyal medyada aldığı puan ve yorum belirliyor.

Üründeki kaliteyi belirleyen firmanın verdiği güvenden çok kullanıcı yorumları oldu. Hangi sektörde olursanız olun müşteri memnuniyeti son derece önemli, iyi ve kaliteli bir hizmet alamayan müşteri verdiği kötü puanla markayı bir anda aşağıya çekebiliyor. Bu durumun güzel bir tarafı da şirketlerin hizmet kalitesini her zaman arttırmak zorunda olmasıdır.” diyen Engin Dinç sözlerine şöyle devam etti.

EDEBİYATA SOSYAL MEDYANIN ETKİSİ BÜYÜK

“Sosyal medya sadece ürün ve hizmet satışına değil, kültür ve sanata da etki ediyor. Sosyal medyada söz ve yazılarını paylaşan birçok blogger bugün çok satan yazarlar arasında yerlerini aldı. Tabi bu durum edebiyattaki kaliteyi düşürüyor mu diye sormadan da edemiyor insan…”

YAYINEVLERİ SOSYAL MEDYA YAZARLARINI FIRSAT BİLİYOR

“Yayınevleri, sosyal medyada yayılarak binlerce kişiye ulaşan söz yazarlarını kendileri için bir fırsat biliyorlar. Edebiyatın kalitesini düşünmek bir yana bu yazarların sahip olduğu takipçi kitlesini potansiyel müşteri gören yayıncılar; kalitesine, kültür ve ahlaki değerlere uygun olup olmadığına bakmadan her yazıyı kitap diye basıyorlar. Gerçekten nitelikli edebi eserler üretenler ise sosyal medyada kitlesi olmaması bahanesiyle geri çevriliyor ya da basım yapılması için yüksek ücretler talep ediliyor.” diyerek devam etti.

KİTAP YAZMAK KOLAY YAYINLATMAK ZOR

“Bir ülkeyi var eden üzerinde yaşayan insanlar; bir toplumu var eden ise kültürdür. Kültüre gereken özen ve önemin gösterilmemesi yozlaşmaya neden oluyor. Kültürel dejenerasyonun vereceği zararları hayal etmek bile güçtür. Bu yüzden edebiyata, sanata, kültüre büyük önem vermeli, edebiyat eseri diye piyasaya sürülen kitaplar yetkili makamlarca belirli kriterlere göre değerlendirilmelidir.

Kitap yazmak kolay ama bastırmak zor, maliyeti yüksek… Yayıncıların ekonomik kaygısı edebiyatı bir ticaret alanı haline getirmiş durumda. Herkes piyasadaki niteliksiz kitaplardan şikâyetçi ama elle tutulur bir adım atan da yok. Eğer iyi bir kitap yazmışsanız, gerçekten iyi yayıncılar bulmanız gerekir. Adı bilindik birçok yayınevi yazardan fahiş ücretler talep ederek kitap basımı yapıyor. Basılan kitaplar da çok yüksek ücretlerle satılıyor. Hal böyle olunca kitap okuma oranında da yükselme beklemek zor.” diyen Engin Dinç sözlerine son verirken; “Her kitap nitelikli demek değildir. Nasıl yediğimize, içtiğimize dikkat ediyorsak okuduğumuza da dikkat etmeliyiz.” dedi.

Engin DİNÇ

Bir cevap yazın

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.