Yunanistan Türkiye’ye katılıyor!

türkiye-yunanHuffington Post adlı haber sitesine makale yazan, Chicago Üniversitesi’nde Uluslararası Hukuk ve Politika Bilimi Profesörü olan Tom Ginsburg Yunanistan’ın ekonomik krizden kurtulması için Türkiye’ye bağlanması gerektiği söylemiş…

Son derece komik bu fikri Türkiye’nin kabul etmeyeceğini bilmekte de fayda vardır. Yunanistan’ın ekonomik krizde olmasındaki başlıca etken; Yunan halkının şımarıklığıdır. AB bünyesine katılmadan binlerce yıl öncesinden bu yana Avrupa’nın şımarık çocuğu olan Yunanistan; daima Avrupa’nın para ile tuttuğu bir maşa olmuştur. Eğer Avrupa isterse bir günde bu krize son verebilir. Fakat profesör Ginsburg gibi kişilerin açıklamasıyla Türkiye’ye öz güven yüklemesi yapılırken Yunan halkına da “Bak ne hallere düştün, şımarıklığı bırak artık…” mesajı verilmek isteniyor. Krizde olduğu düşünülen Yunanistan’ın en eski savaş gemisinin 2012 yapımı olduğunu düşünürsek Çipras’ın: “Savaş gemisi, savaş uçağı değil; yolcu gemisi, yolcu uçağı yapacağız. Bizi yıllardır Türkiye saldıracak diye korkuttular…” demesini haklı buluyorum. Yunanistan’ın krizi de AB’nin bir politikasından ibarettir.

AB dediğimiz teşkilatın çökmek üzere olduğunu da söylemekte fayda vardır. AB, Müslüman halkın yüzde 98 olması sebebiyle bünyesine kabul etmediği Türkiye’ye Yunanistan’ı ulayarak Hristiyan cemaati arttırma ve bu sayede birliğe kabul etme gayesindedir. Bu şekilde kabul ederek; AB ekonomisine taze kan getirme amacına düşmüşlerdir.

AB bünyesinde olan bir çok ülkenin ekonomik krizle savaşmaktan birlik benliğinden çoktan uzaklaşmış olması; İngiltere’nin gelecek planlarını baltalamaya başlamıştır. Bu sebepten de AB’ye yeni kanlar pompalanmalıdır. Bu pompalama da Yunanistan’ın Türkiye’ye ulanmasıyla gerçekleşebilecektir.

Bugün Türkiye; güneyinde ve kuzeyinde savaş, batısında ekonomik kriz, doğusunda terör çemberi arasında milli varlık ve bütünlüğünü korumak için azami gayret sarf eden ve gayretinin karşılığını da yavaş yavaş görmeye başlayan bir devlettir. Türkiye’nin bu istikrarlı yükselişi özellikle Müslüman ve genç nüfusu sebebiyle AB’ye katılmasını uygun görmeyen çevrenin canını sıkmaktadır. Türkiye hızla yükselişe geçerken AB’ye bağlı devletlerin zayıflamaya başlaması AB’nin kurucu akıllarını korkutmaktadır. AB dünya ekonomisinin 1/6’sına sahip olsa da ekonomik kaygılar ve fakirleşme korkusu tüm AB kurucularını sarmış durumdadır. Kendi benlik ve kriterlerinden de taviz vermek istemeyen bu üst akıllar şimdi de şımarık çocukları Yunanistan’ı Türkiye ile birleştirerek Türkiye içindeki Hristiyan nüfusu bir anda 1/7 oranında arttıracaklardır. Yani birden Türkiye’de her 7 kişiden 1 kişi Hristiyan olacaktır. Aynı zamanda Yunanistan’ın ekonomik problemleri Türkiye’nin de ekonomik problemi olacak, şımarık Yunan halkı Türkiye’nin kanını emmeye başlayacaktır.

Bugün Yunanistan da ekonomik kriz olmasının asıl sebebinin Yunan halkının lüks ve şımarık yaşantısı olduğunu söylemiştim. Bunu biraz da ekonomik verilerle kıyaslayarak görelim:

2013 yılında Yunanistan da Gayrisafi Yurtiçi Hasıla(GSYİH) kişi başına 21,956$ iken bu oran Türkiye de 10,971$’dır. Bu demektir ki bir Yunan vatandaşı iki Türk vatandaşı kadar para kazanmakta ve para harcaması yapabilmektedir. Şimdi bu analizlere bakarak; “O zaman Yunanistan’ın Türkiye’ye bağlanması daha iyi bu sayede kişi başına düşen GSYİH 10,971$’dan oran orantı yapıldığında 13,000$’a çıkar.” diye düşünülebilir. Evet, bu matematiksel olarak doğru ama burada düşünülmesi gereken asıl şey bir Türk vatandaşından daha fazla gelir elde etmesine rağmen nasıl oluyor da Yunan halkı geçimini temin edemiyor ve ülkeyi sonunda ekonomik buhrana götürüyor? Hoş bu birleşme ile Türk vatandaşının GSYİH payı 10,971$’dan 13,000$’a yükselirken Yunan vatandaşının payı ise 21,956$’dan 13,000’a düşecektir.

Demiştim ya Yunan Halkı şımarık çocuk diye… Türk vatandaşı bir ekmeği bulduğu zaman şükür ederken bir Yunan balık yerken yanında şarabı olmazsa şükretmez ve sokağa dökülür. Vurup kırdığı her şeyin de kamu malı olduğunu ve verdikleri her zararın aslında kendilerine olduklarını düşünürsek bugün yaşadıkları ekonomik krizin normal olduğu söylenebilir. Yine 2010’dan bu yana sürekli belli dönemlerde ayaklanmalar yaşandığını, ellerinde alkol şişeleri ile sokakları yakanların bugün bankadan günde 60$ para çekmek için sıra beklemesinin normal olduğu da söylenebilir.

Demem o ki; AB’nin yok olmama gayretini Türkiye’yi bünyesine kabul ederek çözmeye çalışmasının, yine şımarık çocuklarının şeker ihtiyacının Türkiye üzerinden giderme heveslerinin nafile gayret olduğunu bilmeleri gerekir.

09/07/2015 – Engin DİNÇ

Prof. Tom GinsBurg’un Huffington Post sitesindeki yazısı: A Novel Solution For The Greek Debt Crisis: Join Turkey

Yorum yap, Bildir,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.