Posts Tagged ‘Dijital Gelecek Hareketi’

Kredi kartında yeni dolandırıcılık yöntemine dikkat

kredi-kartıGüvenli olarak düşündüğünüz kredi kartınız aslında güvende olmayabilir.

Son zamanlarda dolandırıcılar yeni yeni teknolojilerle karşımıza çıkıyorlar. Bizler de onların bu yeni dolandırıcılık yöntemlerini ifşa etmeye çalışıyoruz. Birçok kredi kartında var olan fakat birçoğumuzun da bilmediği NFC yani uzaktan erişim, uzaktan paylaşım sistemini kullanarak kredi kartınızdan günümüz koşullarında çok da küçük sayılmayacak bir miktarı izniniz olmadan kartınızdan çekebiliyorlar. NFC özelliğine sahip pos cihazlarıyla özellikle çok yoğun olan toplu taşıma araçlarını tercih eden hırsızlar, cihaza 30 TL çekim ücreti yazıyor ve genelde cüzdanınızda bulunan kredi kartınıza o kalabalıkta size fark ettirmeden değdiriyorlar. Bu değdirme sebebiyle NFC özelliğine sahip kartınız karşıdan gelen 30 TL çekim işlemine onay veriyor ve herhangi bir şifre gereksinimi duymadan 30 TL’niz bu hırsızın pos cihazına aktarılmış oluyor. Bir nevi şifresiz alışveriş yapış oluyorsunuz.

NFC’ye nasıl tedbir alınır?

NFC etiketi 2011 yılından bu yana ülkemizdeki birçok kredi kartında mevcut olarak bulunuyor. Eğer kartınız daha yeni ise bu özellik kesinlikle var diyebiliriz. Bu özelliği kendiniz kapatamıyorsunuz. Bu durumlar karşısında yapılması gereken ya kredi kartınızı kolay ulaşılacak arka cepte cüzdan içine ve ya çanta içine koymayacaksınız ya da daha etkin bir çözüm yolunu deneyeceksiniz. Alüminyum folyo ile kalınca sardığınız zaman kredi kartınız NFC özelliğini kullanamayacaktır. Çok banal bir çözüm yolu gibi görünse de teknoloji hırsızları her geçen gün daha yeni soygun yöntemleriyle karşımıza çıkarken güvende olmak da zor maalesef…

Kayıp çalıntıya da önlem gerekiyor

Diyelim ki kartlarınız cüzdanınızdaydı ve kaybettiniz. İlk işiniz bankanızı arayıp kartınızı kaybettiğinizi söyleyip kapattırmak olsun. “Şifrem yok ki para çekemezler” demeyin. Yaptığım analizlere göre birçok kişi çok bilindik şifreler kullanıyorlar. Örneğin; kişi Adana’lı ise ve İstanbul’da yaşıyorsa kredi kartı şifresi 3401 ya da 0134 oluyor. Yine kişinin 1977 doğumlu olduğunu var sayalım. Şifresi 3477, 1977, 013477 ve benzeri kombinasyonlar oluyor. Bazı bankalar sırf bu sebeple şifreyi en az 5 hane olarak zorunlu tutuyor. Kullanıcı da o zaman başına ya da sonuna bir sıfır (0) ekliyor. Cüzdanın içinde nüfus cüzdanı, ehliyet gibi kimlik bilgilerinin de var olduğunu düşünürsek; para çalmak daha da kolaylaşıyor. Şifresini bulamadığını var sayalım, o zaman da telefonlara yüklenen parasal işlem uygulamalarını kimlikteki bilgilerden de faydalanarak üye oluyor ve kredi kartını o uygulamaya tanımlıyor. Bundan sonra istediği internet sitesinden parasal işlem uygulamasını kullanarak ödeme yapabiliyor.

Hak talep edemiyorsunuz

Böyle bir soygunla karşılaştınız ve bankayı arayıp işlemin iptal edilmesini, kartınızın kaybolduğunu veya çalındığını söylediğiniz. O zaman bankadaki yetkili sistemine baktığında sizin para çekme ya da alışveriş işleminizi şifrenizle yaptığınızı görüyor. Şifrenizle yaptığınız için de herhangi bir iptal söz konusu olmuyor. İşlemin iptali ancak alışveriş yaptığınız kurum onay verirse gerçekleşiyor. Yani siz kendi elinizle hırsıza alışverişte aldığı ürünü hediye etmiş oluyorsunuz.

Ne diyelim önce tedbir, sonra takdir…

Yerli Sosyal Ağa Ayneen Destek

12Sosyal medya siteleri son yılların en revaşta olan hatta ülke ekonomilerine dev getirimler sağlayan sitelerdir. Bir çok ülke devlet eliyle kendi sosyal medya sitelerini üretiyorken hatta Çin kendi sosyal medya sitesi dışındaki sitelerin kullanımına yasak getiriyorken Türk yapımı bir sitemizin olmamasını açıkçası teknolojik ve dijital gelişimlere yeterince önem vermeyen bir toplum olmamıza bağlıyorum. Bu duruma bir dur demek isteyen ve belki de birazda benim gibi düşünen Gazi Üniversitesi ve Dijital Gelecek Hareketi üyesi genç beyinler bir araya gelerek ilk milli sosyal medya sitesini kurma kararı aldılar.

AYNEEN DEVAM

Gazi Üniversitesi ve Dijital Gelecek Hareketi üyesi gençlerin bir araya gelerek kurdukları Ayneen sosyal medya sitesi alışılagelmiş sosyal medya sitelerinden farklı özellikler taşıyor. Bir çok bilindik sosyal medya sitelerinde bizleri rahatsız eden gerekli/gereksiz reklamlar ve oyun isteklerinin bu sitede yeri yok. Spam paylaşımlar, virüslü gönderiler, ahlaka aykırı paylaşımlar hızla gözünüzün önünden kaldırılıyorken farklılıkları olduğu kadar benzerlikleri de var. Ayneen’de dostlarınızı takip edebiliyor, sayfa ve grup kurabiliyorsunuz. Fotoğraf albümü oluşturup en güzel anlarınızı, vidyolarınızı, sevdiğiniz müzikleri paylaşabiliyor ve yer bildirimi yapabiliyorsunuz.

ANDROID UYGULAMA GOOGLE PLAY STORE’DA

Ayneen’in mobil uygulaması Dijital Gelecek Hareketi’nin kurucusu Buğra AYAN tarafından geliştirildi ve Google Play Store’da yerini aldı. Uygulamayı ücretsiz olarak indirebilir, ister üye olarak isterseniz de Facebook entegrasyonu ile Ayneen’e bağlanabilirsiniz.

TWITTER VE LINKEDIN ENGELLEDI

Ayneen kurulduğu ilk günden itibaren teknoloji gündeminin zirvesindeki yerini aldı. Gerek sitenin kullanışlılığı gerekse hoş sohbet ortamı sayesinde daha ilk haftadan binlerce üyeye ulaşırken Alexa analizlerine göre Türkiye’nin en çok ziyaret alan siteleri arasında yerini aldı. Ayneen’in bu ani yükselişi Twitter ve Linkedin’i rahatsız etmiş olsa gerek Ayneen’in domain adresinin paylaşımı ilk günden bu iki sosyal medya sitesinde yasaklandı. Ayneen’e yapılan saldırı bununla da sınırlı değil, bir milli sosyal medya sitesinin varlığından rahatsız olan kötü niyetli gruplar tarafından defalarca siber saldırılara maruz kalmasına rağmen güçlü ekibiyle ayakta kalmayı başardı.

AYNEEN’E AYNEN DESTEK

İlk Türk sosyal medya sitesi olma özelliğine sahip bu internet sitesi ve ekibine devletin de hassasiyet ile yaklaşarak destek vermesi gerektiği görüşündeyim. Bu tarz sitelerin sadece kullanıcılar için bir vakit geçirme ve eğlenme ortamı olmadığını yeri geldiğinde kötü niyetli grupların organizasyonlarıyla tehlikeli toplanma ortamları olduğunu da geçtiğimiz yıllarda gördük. Yerli bir siteye destek vermek için sırf bu sebep bile yeterlidir. Artık büyük ve kendi teknolojisini üreten bir devlet olarak bu ekibe tam destek verilmesi gerektiğini düşünüyorum. Gençler iyi varlar…

Sosyal Medya Reklamcılığı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sosyal paylaşım siteleri internet dünyasında yer almaya başladığı günden bu yana hızla çoğalmaya ve çeşitlenmeye başladı. Her geçen gün daha fazla hayatımızın merkezine ilerleyen sosyal medya siteleri geliştirdikleri mobil uygulamalarla artık her dakika elimizin altında bulunuyor. Bu durumdan nemalanmaya çalışanlar da her geçen gün farklı teknik ve taktiklerle karşımıza çıkıyorlar.

Sosyal Medya Reklamı

Özellikle firmalar müşterileri ile daha hızlı iletişim sağlamak için oluşturdukları sayfalar üzerinden hem müşterileri ile iletişime geçiyor hem de ürünlerini alıcıya daha hızlı bir şekilde pazarlayabiliyorlar.

Firmalar, “Sponsorlu” bağlantı adı altında sosyal medya sitesine ücret ödemesi yaparak gönderilerini daha fazla kitlelere ulaştırmayı başarabiliyorlar. Bu reklam hizmetlerini eğer kendiniz kontrol edemiyorsanız o zaman da sosyal medya uzmanı bir personel çalıştırabilir ya da sosyal medya ajansları ile iletişime geçebilirsiniz.

Pekâlâ, nedir Sosyal Medya Ajansı?

Sosyal medyaların türemesiyle yeni yeni ticari faaliyet alanları da ortaya çıktı. Bunlardan bir tanesi de sosyal medya ajanslarıdır. Bu ajanslar müşterilerinin sosyal medya sayfalarını yöneterek yaptıkları paylaşımlar ile daha fazla kitlelere ulaşmayı hedefliyorlar. Bugün bilindik bir çok yazar, ticari firma ve hatta cemaatler bu sistemi kullanmaktadırlar.

Fakat bunun bizim zararımıza olan bir kısmı mevcut. Kitleleri yönetmek isteyen art niyetli kişiler bu sistemi kullanarak sizi istediği gibi yönetebilir.

Teknik ve Taktik

Özellikle sosyal medya ajansları tarafından topluma mal olmuş kişilerin isimleri kullanılarak açılan sayfalar dikkatimizi çekiyor ve hemen takip etmeye başlıyoruz. Örnek vermek gerekirse; Mevlana Sözleri, Yunus Emre, İslam, Atatürk, Türkiye v.b. isimlerle sayfalar açarak bu sayfalarda ilk önce adına sayfa açılan kişi ile ilgili paylaşımlar yapıyorlar. Yani Mevlana adıyla bir sayfa açan sosyal medya ajansı Mevlana’nın sözlerini paylaşıyor. Bu da bizim ilgimizi çekiyor; biz de beğeniyor, paylaşıyor ve hatta sevdiklerimize bu sayfayı önererek onların da beğenmesini sağlıyoruz.

Yine sayfanın hit almasını sağlamanın en önemli unsuru bir siyasetçiyi ya da topluma mal olmuş bir kişiyi karalayan paylaşımlar yaparak ilgimizin oraya yönelmesini sağlamaktır. Bu sayede sevdiğimiz bir kişinin kötülenmesi bizi rahatsız edecek ve sayfaya yorum yapacağız. Bize katılmayan başka bir kullanıcı da bizim yorumumuza cevap verecek ve bu böyle devam ederek milyonlarca kişinin görmesini ve sayfanın tanınmasını sağlayacak.

Sayfanın takipçileri binleri hatta milyonları bulunca da sosyal medya ajansı sayfada reklamlar paylaşmaya başlayacak. Bu reklamları da çoğu zaman direkt “Bu ürünü satın alın” diyerek değil de sanki kendisi kullanmış beğenmiş sevdikleri dostlarının da faydalanmasını istiyormuş gibi yapacak. Buna örnek vermek gerekirse; “Engin Dinç’in Hiç – AŞK’ın Tarifi isimli kitabını okudunuz mu? Güzel diyorlar ama tavsiye almak istiyorum.” Gibi bir paylaşım yaparak sanki kitap hakkında bilgi almak ister gibi bizlerin yorumlarını alıyor. Bir çok kişi de bu kitap nasıl acaba diyerek internette arama yapıyor ve kitap hakkında bilgi alıyor. Bir süre sonra bir kitapçıda gördüğünüzde de “Ben bunu nette gördüm bir okuyayım” diyor ve alıyoruz.

Tehlikeler

Son zamanlarda ülkemizin yükselişinden memnun olmayan kitleler sosyal medyayı kullanıp yalan haber yaparak insanların sokaklara dökülmesini sağlamaya çalışıyorlar. Gezi Parkı olayları v.b. olaylarda da bunun ne kadar başarılı olduğunu gördük.

Bu iş için bazı sosyal medya ajanlarına birkaç bin TL ödeme yaparak istenilen grafiği grafik tasarımcılarına tasarlatıp yüzlerde sitede paylaşılmasını sağlayabiliyor bu sayede de toplumu istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Bugün Türkmendağı hakkında yapılan paylaşımların bir çoğunun da bu şekilde yayıldığını görüyorum. “Türkmendağı düştü, binlerce Türk katledildi.” V.b. gibi paylaşımlarla halkın milliyetçi duyguları üzerinde oyunlar oynanıyor, galeyana getirerek bir iç isyanın çıkartılması ve halkın devlete olan güveninin zayıflatılması amaçlanıyor.

Önlemler alınmalıdır

Özellikle kamu kurumları sayfalar açarak kamuyu sosyal medya üzerinden an ve an bilgilendirmelidir. Kamu kurumlarından kastım en üstten en aşağıya, en aşikardan en gizliye devletin bekası için çalışan kurumlardır. Ayrıca bu yalan haber paylaşımlarını yapan sosyal medya ajansları ve sayfaları da tespit edilerek haklarında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. Bu konuya eğer ciddiyet ile yaklaşılmazsa tekrar tekrar ülkenin iç karışıklarla baş başa kalması kaçınılmazdır.

Engin Dinç

22/11/2015

Şehvet başa bela açıyor!

Virüslü-UygulamaÖzellikle android işletim sitemi kullanan kullanıcıların dikkat etmesi gereken bir tür virüs bu sıralar şehvetine düşkün kimselerin başına bela olmuş durumda…

Güvenlik firması Zscaler’in ortaya çıkardığı bu virüs kendisini porno oynatan bir video oynatıcı gibi gösteriyor ve kullanıcının uygulamayı cihazına yüklemesiyle birlikte kullanıcının fotoğraflarını çekiyor. Kullanıcının fotoğraflarını çeken uygulama bir fidye ekranı getirdikten sonra kişiden fotoğrafları internette paylaşmamak için 500 Dolar ödemesi gerektiği hakkında tehdit ediyor. Telefonu yeniden başlatsanız da fidye ekranı tekrar karşınıza çıkıyor.

Android’in tüm güvenlik duvarlarını kırıp, açıklarından faydalanmaya çalışan kişilerin son zamanlarda gerçeğine benzer arayüzlerle sahte uygulamalar yaptıktan sonra bu uygulamaları Android cihazlarda sorunsuzca çalıştırabildikleri konusunda uyarmıştım.

Cihazınızı ele geçirmek isteyenlerin en çok kullandığı Android uygulama indirme platformu Google Play Store olsa da, Play Store dışındaki platformları kullanmamakta ve gerçekten ihtiyacımız olmadıkça hiçbir uygulamayı indirmememizde de fayda görüyorum.

Engin DİNÇ

10/09/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Apple yeni TV’sini tanıttı!

Dijital teknoloji geliştirme de dünya devi firmalardan bir tanesi olan Apple yeri ürünü AppleTV’yi sonunda tanıttı. Merakla beklenen ve hakkında birçok söylenti yayılan AppleTV yeni dokunmatik kumandası ile dikkat çekerken geliştirilen TVOS işletim sistemi de diğer Apple işletim sistemlerinden farklı olarak programcılara SDK geliştirme ve eklentiler yapma fırsatı sunuyor.

AppleTV’nin diğer bir özelliği de dokunmatik kumandası üzerine yerleştirilen bir tuş ile Siri’ye direkt bağlantı sağlanabilmesi oldu.

Kumanda üzerindeki dokunmatik tuşlar sayesinde ekranı kontrol etmek daha kolay hale getirilirken Siri yardımıyla sesli komutlar ile kumanda yönetilebiliyor. Örneğin izlemek istediğiniz filmin adını “Hababam Sınıfı’nı getir” şeklinde söyleyerek filmi izleyebilirken; “Kemal Sunal’ın filmlerini getir” dediğinizde de Siri size aradığınız tüm filmleri bulup liste halinde sunuyor.

Siri’li kumandanın yaptıkları bunlarla da sınırlı değil. İzlediğiniz bir filmde bir sahneyi yada repliği kaçırdığınızı varsayalım. Kumanda’ya “Engin en son ne dedi” gibi bir komut verdiğinizde Siri o sahneye geri gidiyor.

AppleTV’de HBO, HULU ve Netflix gibi şirketlerin uygulamalarını yüklü. Bir film izlerken spor müsabakalarının sonuçlarını da ekran değiştirmeden görüntüleyebiliyorsunuz.

AppleTV’nin dokunmatik kumandası sadece bir kumanda görevi görmekle kalmıyor, oyun konsolu görevi de görüyor. Kumanda aracılığı ile tenis oynamak istediğinizde keyifli bir zaman geçirebiliyorsunuz. AppleTV ile birlikte Crossy, Road, Rock Band ve Raymond Wong gibi kült oyunlar mevcuttur.

64-Bit A8 ile gelecek AppleTV üzerinde aynı zamanda Ethernet ve HDMI girişleri de mevcut bulunacak. Dâhili hafızası 32 GB ve 64 GB seçenekleriyle fiyasaya çıkacak olan ürünün Ekim ayında 80’den fazla ülkede satışa çıkması bekleniyor.

Engin DİNÇ

10/09/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Türkiye’nin Haritası: GEZGİN

GezginDijital dünyada ben de varım diyen Türkiye son yıllarda büyük teknolojik ataklar yaptı. Bugün de bu ataklardan bir tanesi sayesinde oluşturulmuş bir sistemi inceleyeceğiz. Bu sistemin adı; GEZGİN…

GEZGİN Nedir?

GEZGİN; TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü tarafından T.C. Kalkınma Bakanlığı desteği ile kurduğu bir uydu harita sistemidir. TÜBİTAK bu sistemi oluştururken 17 Ağustos 2011 de fırlatılan ve tahmini ömrü 3 yıl olarak öngörülen RASAT uydusundan faydalanmıştır. Türkiye’nin ilk gözlem uydusu olma özelliğine sahip olan RASAT’ın göndermiş olduğu JPEG200 algoritmalı yeryüzü görüntüleri ile GEZGİN (Gerçek Zamanda Görüntü İşleyen) oluşturulmuştur.

RASAT Kullanım alanları ve GEZGİN

RASAT uydusu fırlatıldığı ve yörüngesine oturduğu andan itibaren Türkiye için hizmet etmeye başlamış ve birçok alanda faydalı işler yapmıştır. Haritacılık alanında; 1/25.000 ölçekli haritaların oluşturulması ve güncellenmesi, sayısal yükseklik ve ortofoto oluşturma, arazi kullanımı haritalama ve kırsal kadastro bunların başlıcaları olup GEZGİN de bu sistemden ortaya çıkmıştır. Yine afet izleme alanında; orman yangınlarını izleme ve tahribinin haritalanması, su baskınlarını haritalama ve tahmini heyelan alanlarının haritalanması, deprem sonrası yıkılmış binaların ve hasarın tespiti, afet yönetimi için güncel tematik verilerin oluşturulması da RASAT’ın bize kazandırdıkları arasında sayılabilirken yaptıkları bunlarla da sınırlı değildir. Çevre, şehir ve planlama alanında da birçok şekilde RASAT uydusundan faydalanılmıştır. Kıyılarda yaşanan değişimin izlenmesi, orman alanların tahribinin takip edilmesi, kaçak yapılaşmanın tespit edilmesi ve 3 boyutlu simulasyon hazılanması da RASAT’ın bize kazandırdıklarındandır.

GEZGİN adı verilen harita sistemini gördüğümüzde aklımıza Google Maps ve Yandex Maps geliyor. Derinlemesine inceleme yapıldığında gerek çalışma alanı olsun gerekse görsellik olsun bu adını verdiğimiz iki sistemin GEZGİN’den daha başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Ama bu sonuç bir gün GEZGİN’in bu iki sistemi de her konuda geride bırakamayacağı anlamını taşımaz.

GEZGİN’İ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Engin DİNÇ

30/08/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Dijital Asistan “M” Geliyor!

Sosyal medya devi Facebook’tan bir yenilik daha geliyor. WhatsApp’ı da satın almasıyla sosyal medya üzerinden mesajlaşma alanında tüm kozları elinde toplayarak rakiplerine karşı büyük üstünlük sağlayan Facebook şimdi de Messenger uygulamasındaki yeniliği ile adını duyuruyor. “M” adı verilen yeni eklenti sizin en yakın dostunuz olabilir.

“M” Nedir?

Facebook mesajlaşma ürünleri başkan yardımcısı David Marcus’un tanıttığı “M” cebinizdeki asistanınız olarak görev yapacak. David Marcus; “”M” sizin adınıza iş görebiliyor.” Diyerek uygulamanın bir insan gibi birçok işi görebildiğinden bahsetti. Bu dijital asistan sorduğunuz soruları cevaplayabilecek, arama yapabilecek, internetten sizin için sipariş verip rezervasyon yapabilecek hatta sevdiklerinize özel günlerinde sizin adınıza sevdiği hediyeleri gönderebilecek.

David Marcus “M” hakkında fazla bilgi vermek istemese de “M”nin para transferi yapabileceği, sizin planlarınızı size hatırlatıp sizin talepleriniz doğrultusunda alışveriş yapabileceği öngörülüyor.

Siri, Cortana ve Google Now gibi dijital asistanlarla rekabete girişecek bu olan “M”in çok ilgi göreceğini düşünüyorum. Ayrıca “M”i diğer dijital asistanların önüne geçireceğini düşündüğüm özelliği ise yapay zekâ ile geliştirilmiş olması sebebiyle eğitilebilir ve öğretilebilir bir uygulama olmasıdır. Yani “M”i kendinize göre eğitecek, sizin istekleriniz doğrultusunda zekâ sahibi olmasını sağlayabileceksiniz.

David Marcus; “M”in test aşamasında olduğundan bahsetti. Şimdilik “M”i bu kadar tanıyoruz ama belki de yakında en iyi dostumuz olacak…

Engin DİNÇ

28/08/2015

DİJİTAL GELECEK HAREKETİ

4.5G Teknolojisi Türkiye’de!

Kablosuz bağlantı teknolojileri hızla gelişmeye devam ederken ülkemiz yeni dijital ataklar yapmaya devam ediyor. Hepimiz merakla 4G ihalelerinin yapılmasını beklerken 4.5G sürprizi ile karşılaştık.

Peki nedir bu 4.5G?

4.5G aslında 4G tabanlı bir sistemdir. İlk önce biraz 4G teknolojisinden bahsetmemiz gereklidir. 4G ilk olarak 2004 yılında Japonya’da NTT DoCoMo firması tarafından LTE teknolojisini duyurmasıyla hayatımıza girmeye başlamıştır. Bu teknolojiyi ilk deneyen ve kullanan ABD’de Verizon firmasıdır. Verizon, 17 Ağustos 2009 yılında Boston ve Seattle’da test yapmıştır. Günümüz itibariyle de tüm ABD’de 4G teknolojisinden faydalanılmaktadır. Ülkemizde ise hala 3G (3 taşıyıcılı internet) kullanılmaktadır. 4G teknolojisinin ülkemiz sınırlarına ne zaman gireceği merakla beklenirken dijital bir atakla 4.5G teknolojisinin alt yapısının kurulmasına karar verildi.

Neden buçuklu bir sistem kurulmaya karar verildi yada bir taşıyıcıdan nasıl olurda buçuklu performans alınabilir soruları aklımızın karanlık koridorlarında dolaşmaya başladı. Bu teknolojiyi derinlemesine incelemeye başladığımızda LTE Advanced karşımıza çıkıyor. 3G üç taşıyıcılı internet, 4G dört taşıyıcılı internet demektir. 4.5G de 4G tabanına kurulmuş fakat LTE Advanced’in iki taşıyıcısının birleştirmesiyle elde ediliyor. Bu teknoloji global arenada mobil teknolojiler üreten bazı firmalar tarafından 4.25G olarak da adlandırılmıştır. 4G ile 100 Mbps internet hızına ulaşılırken 4.5G ile bu hız 300 Mbps’ye ulaşabilmektedir.

Hangi cihazlar 4.5G’ye uyumludur?

Bu teknoloji ile aklımıza takılan sorulardan bir tanesi de hangi cihazların bi teknolojiye destek verdiğidir. Öncelikle 2009 yılından bu yana 4G teknolojisini kullanıyor olmasından dolayı tüm ABD menşeili firmalar bu teknolojiye destek vermektedir. Eğer cihazınız hali hazırda 4G destekliyor ise 4.5G de destekleyeceği görüşündeyim. ABD teknoloji devi Apple İphone 5 ve sonrasında üretilen cihazlarında bize bu teknolojiyi sunuyor. Yine IPad 3 ve sonrasından üretilen tablet PC’lerde de bu teknoloji mevcuttur. Samsung firması da Apha, Age 3, Age 4 , S3 ve S4 başta olmak üzere bir çok cihazında bu teknolojiye destek veriyor.

Gelecek teknoloji 5G

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın da katılımıyla Çin ile ülkemizin önde gelen GSM operatörlerinden Huawei ile Turkcell arasında 5G AR-GE antlaşması imzalamıştır. 5G 1000 Mbps (1 Gbps) hızı hedefliyor. Dijital dünyaya hızlı bir giriş yapan ve bu hızın gerisinde kalmak istemeyen ülkemizde de bazı üniversiteler araştırmalarında 5G teknolojisine yer vermektedir. Umuyorum ki global firmalardan önce bizim araştırma fakültelerimiz bu ve bunun gibi birçok teknolojiyi daha önce geliştirerek dijital dünyada Türkiye’yi bir adım öne geçirebilir.

Engin DİNÇ

27/08/2015

Dijital Gelecek Hareketi