Posts Tagged ‘DGH’

Sosyal Medya Reklamcılığı ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Sosyal paylaşım siteleri internet dünyasında yer almaya başladığı günden bu yana hızla çoğalmaya ve çeşitlenmeye başladı. Her geçen gün daha fazla hayatımızın merkezine ilerleyen sosyal medya siteleri geliştirdikleri mobil uygulamalarla artık her dakika elimizin altında bulunuyor. Bu durumdan nemalanmaya çalışanlar da her geçen gün farklı teknik ve taktiklerle karşımıza çıkıyorlar.

Sosyal Medya Reklamı

Özellikle firmalar müşterileri ile daha hızlı iletişim sağlamak için oluşturdukları sayfalar üzerinden hem müşterileri ile iletişime geçiyor hem de ürünlerini alıcıya daha hızlı bir şekilde pazarlayabiliyorlar.

Firmalar, “Sponsorlu” bağlantı adı altında sosyal medya sitesine ücret ödemesi yaparak gönderilerini daha fazla kitlelere ulaştırmayı başarabiliyorlar. Bu reklam hizmetlerini eğer kendiniz kontrol edemiyorsanız o zaman da sosyal medya uzmanı bir personel çalıştırabilir ya da sosyal medya ajansları ile iletişime geçebilirsiniz.

Pekâlâ, nedir Sosyal Medya Ajansı?

Sosyal medyaların türemesiyle yeni yeni ticari faaliyet alanları da ortaya çıktı. Bunlardan bir tanesi de sosyal medya ajanslarıdır. Bu ajanslar müşterilerinin sosyal medya sayfalarını yöneterek yaptıkları paylaşımlar ile daha fazla kitlelere ulaşmayı hedefliyorlar. Bugün bilindik bir çok yazar, ticari firma ve hatta cemaatler bu sistemi kullanmaktadırlar.

Fakat bunun bizim zararımıza olan bir kısmı mevcut. Kitleleri yönetmek isteyen art niyetli kişiler bu sistemi kullanarak sizi istediği gibi yönetebilir.

Teknik ve Taktik

Özellikle sosyal medya ajansları tarafından topluma mal olmuş kişilerin isimleri kullanılarak açılan sayfalar dikkatimizi çekiyor ve hemen takip etmeye başlıyoruz. Örnek vermek gerekirse; Mevlana Sözleri, Yunus Emre, İslam, Atatürk, Türkiye v.b. isimlerle sayfalar açarak bu sayfalarda ilk önce adına sayfa açılan kişi ile ilgili paylaşımlar yapıyorlar. Yani Mevlana adıyla bir sayfa açan sosyal medya ajansı Mevlana’nın sözlerini paylaşıyor. Bu da bizim ilgimizi çekiyor; biz de beğeniyor, paylaşıyor ve hatta sevdiklerimize bu sayfayı önererek onların da beğenmesini sağlıyoruz.

Yine sayfanın hit almasını sağlamanın en önemli unsuru bir siyasetçiyi ya da topluma mal olmuş bir kişiyi karalayan paylaşımlar yaparak ilgimizin oraya yönelmesini sağlamaktır. Bu sayede sevdiğimiz bir kişinin kötülenmesi bizi rahatsız edecek ve sayfaya yorum yapacağız. Bize katılmayan başka bir kullanıcı da bizim yorumumuza cevap verecek ve bu böyle devam ederek milyonlarca kişinin görmesini ve sayfanın tanınmasını sağlayacak.

Sayfanın takipçileri binleri hatta milyonları bulunca da sosyal medya ajansı sayfada reklamlar paylaşmaya başlayacak. Bu reklamları da çoğu zaman direkt “Bu ürünü satın alın” diyerek değil de sanki kendisi kullanmış beğenmiş sevdikleri dostlarının da faydalanmasını istiyormuş gibi yapacak. Buna örnek vermek gerekirse; “Engin Dinç’in Hiç – AŞK’ın Tarifi isimli kitabını okudunuz mu? Güzel diyorlar ama tavsiye almak istiyorum.” Gibi bir paylaşım yaparak sanki kitap hakkında bilgi almak ister gibi bizlerin yorumlarını alıyor. Bir çok kişi de bu kitap nasıl acaba diyerek internette arama yapıyor ve kitap hakkında bilgi alıyor. Bir süre sonra bir kitapçıda gördüğünüzde de “Ben bunu nette gördüm bir okuyayım” diyor ve alıyoruz.

Tehlikeler

Son zamanlarda ülkemizin yükselişinden memnun olmayan kitleler sosyal medyayı kullanıp yalan haber yaparak insanların sokaklara dökülmesini sağlamaya çalışıyorlar. Gezi Parkı olayları v.b. olaylarda da bunun ne kadar başarılı olduğunu gördük.

Bu iş için bazı sosyal medya ajanlarına birkaç bin TL ödeme yaparak istenilen grafiği grafik tasarımcılarına tasarlatıp yüzlerde sitede paylaşılmasını sağlayabiliyor bu sayede de toplumu istedikleri gibi yönlendirebiliyorlar. Bugün Türkmendağı hakkında yapılan paylaşımların bir çoğunun da bu şekilde yayıldığını görüyorum. “Türkmendağı düştü, binlerce Türk katledildi.” V.b. gibi paylaşımlarla halkın milliyetçi duyguları üzerinde oyunlar oynanıyor, galeyana getirerek bir iç isyanın çıkartılması ve halkın devlete olan güveninin zayıflatılması amaçlanıyor.

Önlemler alınmalıdır

Özellikle kamu kurumları sayfalar açarak kamuyu sosyal medya üzerinden an ve an bilgilendirmelidir. Kamu kurumlarından kastım en üstten en aşağıya, en aşikardan en gizliye devletin bekası için çalışan kurumlardır. Ayrıca bu yalan haber paylaşımlarını yapan sosyal medya ajansları ve sayfaları da tespit edilerek haklarında gerekli yasal işlemler yapılmalıdır. Bu konuya eğer ciddiyet ile yaklaşılmazsa tekrar tekrar ülkenin iç karışıklarla baş başa kalması kaçınılmazdır.

Engin Dinç

22/11/2015

Şehvet başa bela açıyor!

Virüslü-UygulamaÖzellikle android işletim sitemi kullanan kullanıcıların dikkat etmesi gereken bir tür virüs bu sıralar şehvetine düşkün kimselerin başına bela olmuş durumda…

Güvenlik firması Zscaler’in ortaya çıkardığı bu virüs kendisini porno oynatan bir video oynatıcı gibi gösteriyor ve kullanıcının uygulamayı cihazına yüklemesiyle birlikte kullanıcının fotoğraflarını çekiyor. Kullanıcının fotoğraflarını çeken uygulama bir fidye ekranı getirdikten sonra kişiden fotoğrafları internette paylaşmamak için 500 Dolar ödemesi gerektiği hakkında tehdit ediyor. Telefonu yeniden başlatsanız da fidye ekranı tekrar karşınıza çıkıyor.

Android’in tüm güvenlik duvarlarını kırıp, açıklarından faydalanmaya çalışan kişilerin son zamanlarda gerçeğine benzer arayüzlerle sahte uygulamalar yaptıktan sonra bu uygulamaları Android cihazlarda sorunsuzca çalıştırabildikleri konusunda uyarmıştım.

Cihazınızı ele geçirmek isteyenlerin en çok kullandığı Android uygulama indirme platformu Google Play Store olsa da, Play Store dışındaki platformları kullanmamakta ve gerçekten ihtiyacımız olmadıkça hiçbir uygulamayı indirmememizde de fayda görüyorum.

Engin DİNÇ

10/09/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Apple yeni TV’sini tanıttı!

Dijital teknoloji geliştirme de dünya devi firmalardan bir tanesi olan Apple yeri ürünü AppleTV’yi sonunda tanıttı. Merakla beklenen ve hakkında birçok söylenti yayılan AppleTV yeni dokunmatik kumandası ile dikkat çekerken geliştirilen TVOS işletim sistemi de diğer Apple işletim sistemlerinden farklı olarak programcılara SDK geliştirme ve eklentiler yapma fırsatı sunuyor.

AppleTV’nin diğer bir özelliği de dokunmatik kumandası üzerine yerleştirilen bir tuş ile Siri’ye direkt bağlantı sağlanabilmesi oldu.

Kumanda üzerindeki dokunmatik tuşlar sayesinde ekranı kontrol etmek daha kolay hale getirilirken Siri yardımıyla sesli komutlar ile kumanda yönetilebiliyor. Örneğin izlemek istediğiniz filmin adını “Hababam Sınıfı’nı getir” şeklinde söyleyerek filmi izleyebilirken; “Kemal Sunal’ın filmlerini getir” dediğinizde de Siri size aradığınız tüm filmleri bulup liste halinde sunuyor.

Siri’li kumandanın yaptıkları bunlarla da sınırlı değil. İzlediğiniz bir filmde bir sahneyi yada repliği kaçırdığınızı varsayalım. Kumanda’ya “Engin en son ne dedi” gibi bir komut verdiğinizde Siri o sahneye geri gidiyor.

AppleTV’de HBO, HULU ve Netflix gibi şirketlerin uygulamalarını yüklü. Bir film izlerken spor müsabakalarının sonuçlarını da ekran değiştirmeden görüntüleyebiliyorsunuz.

AppleTV’nin dokunmatik kumandası sadece bir kumanda görevi görmekle kalmıyor, oyun konsolu görevi de görüyor. Kumanda aracılığı ile tenis oynamak istediğinizde keyifli bir zaman geçirebiliyorsunuz. AppleTV ile birlikte Crossy, Road, Rock Band ve Raymond Wong gibi kült oyunlar mevcuttur.

64-Bit A8 ile gelecek AppleTV üzerinde aynı zamanda Ethernet ve HDMI girişleri de mevcut bulunacak. Dâhili hafızası 32 GB ve 64 GB seçenekleriyle fiyasaya çıkacak olan ürünün Ekim ayında 80’den fazla ülkede satışa çıkması bekleniyor.

Engin DİNÇ

10/09/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Türkiye’nin Haritası: GEZGİN

GezginDijital dünyada ben de varım diyen Türkiye son yıllarda büyük teknolojik ataklar yaptı. Bugün de bu ataklardan bir tanesi sayesinde oluşturulmuş bir sistemi inceleyeceğiz. Bu sistemin adı; GEZGİN…

GEZGİN Nedir?

GEZGİN; TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü tarafından T.C. Kalkınma Bakanlığı desteği ile kurduğu bir uydu harita sistemidir. TÜBİTAK bu sistemi oluştururken 17 Ağustos 2011 de fırlatılan ve tahmini ömrü 3 yıl olarak öngörülen RASAT uydusundan faydalanmıştır. Türkiye’nin ilk gözlem uydusu olma özelliğine sahip olan RASAT’ın göndermiş olduğu JPEG200 algoritmalı yeryüzü görüntüleri ile GEZGİN (Gerçek Zamanda Görüntü İşleyen) oluşturulmuştur.

RASAT Kullanım alanları ve GEZGİN

RASAT uydusu fırlatıldığı ve yörüngesine oturduğu andan itibaren Türkiye için hizmet etmeye başlamış ve birçok alanda faydalı işler yapmıştır. Haritacılık alanında; 1/25.000 ölçekli haritaların oluşturulması ve güncellenmesi, sayısal yükseklik ve ortofoto oluşturma, arazi kullanımı haritalama ve kırsal kadastro bunların başlıcaları olup GEZGİN de bu sistemden ortaya çıkmıştır. Yine afet izleme alanında; orman yangınlarını izleme ve tahribinin haritalanması, su baskınlarını haritalama ve tahmini heyelan alanlarının haritalanması, deprem sonrası yıkılmış binaların ve hasarın tespiti, afet yönetimi için güncel tematik verilerin oluşturulması da RASAT’ın bize kazandırdıkları arasında sayılabilirken yaptıkları bunlarla da sınırlı değildir. Çevre, şehir ve planlama alanında da birçok şekilde RASAT uydusundan faydalanılmıştır. Kıyılarda yaşanan değişimin izlenmesi, orman alanların tahribinin takip edilmesi, kaçak yapılaşmanın tespit edilmesi ve 3 boyutlu simulasyon hazılanması da RASAT’ın bize kazandırdıklarındandır.

GEZGİN adı verilen harita sistemini gördüğümüzde aklımıza Google Maps ve Yandex Maps geliyor. Derinlemesine inceleme yapıldığında gerek çalışma alanı olsun gerekse görsellik olsun bu adını verdiğimiz iki sistemin GEZGİN’den daha başarılı olduğunu söylemek mümkündür. Ama bu sonuç bir gün GEZGİN’in bu iki sistemi de her konuda geride bırakamayacağı anlamını taşımaz.

GEZGİN’İ İNCELEMEK İÇİN TIKLAYINIZ!

Engin DİNÇ

30/08/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Play Store’deki Tehkile!

Android işletim sistemine sahip mobil cihazların vazgeçilmez program indirme servisi Google Play Store da dikkat edilmesi gerekenler var!

Dünyanın en büyük arama motoru olarak bildiğimiz ama arama motoru olmanın dışında bir çok alanda dünyanın teknoloji zirvesine oturan Google’ın mobil cihazların kullanması için uygulama paylaşımı ve satışı yaptığı Play Store gizli tehlikelerle dolu. Profil oluşturan hemen herkes Play Store’a geliştirdiği APK’yı yükleyebiliyor ve başka kullanıcıların indirmesini sağlayabiliyor.

Tehlikeler nelerdir?

İşte bu aşamada dikkat edilmesi gereken konular var. Özellikle sağlayıcısı güvenilir olmayan mobil yazılımlar kurulum sırasında kullanıcıdan bazı izinler istiyor. Kullanıcı da bu programı kullanabilmek için ne izni istendiğine dahi bakmadan bu izni veriyor. Bu izni alan yazılım da mobil cihazı istediği gibi kontrol edebiliyor; hafızadaki dokumanlara, SMS ve görüşme kayıtlarına, GPS üzerinden konum bilgisine ulaşabiliyor. Bu bilindik tehlikeden birisi iken diğer tehlike ise parmak izi okuma programlarıdır. İlgi çekici isimler ile kullanıcılara ücretsiz sunulan bu programlar genelde fazla izinler de istemeden mobil cihaza yükleniyor. Kullanan kullanıcının dokunmatik ekranından faydalanak parmak izini okuyor ve hafızasına kayıt edebiliyor.

Bunların dışında özellikle mobil oyunlar içine eklenen bazı kodlar ile Google Cüzdan’a erişim sağlanarak sisteme eklemiş olduğunuz kredi kartından çekim yapılması sağlanıyor. Bu çekimler ise sizin dikkatinizi çekmeyecek kadar küçük miktarlar oluyor. Bu sayede az ama düzenli olarak para kaybediyorsunuz. Bu konuda yaşanan sorunlardan dolayı madur olan kullanıcılar itiraz etmesi sebebiyle Google Support da uyarıyor ve “GOOGLE*Satıcı Adı, GOOGNFC*Satıcı Adı, GOOGLE.COM/CH, GOOGLE*WALLET TOPUP” gibi işlemlerden gelen ödeme taleplerine olumlu yanıt verilmemesi gerektiği vurguluyor.

Nasıl korunabiliriz?

Akıllı telefonlarımızdan en yüksek performansı alabilmek için cihazımıza kurduğumuz bu yazılımların kaynaklarına dikkat etmeli, özellikle Play Store’un önerdiği güvenilir yazılımları tercih etmeliyiz. Bunun dışındaki yazılımları yüklerken de gerekli izinler aşamasında bizden neler istediğine bakmalı ve güvenmediğimiz hiçbir yazılıma izin vermemeliyiz. Ayrıca kaynağı bilinsin, bilinmesin kullanmadığımız yazılımları mobil cihazımıza yüklemek de cihazımızın hafızasını dolduracak ve performansında düşme yaşanmasına neden olacaktır.

Engin DİNÇ

28/08/2015

Dijital Gelecek Hareketi

Dijital Asistan “M” Geliyor!

Sosyal medya devi Facebook’tan bir yenilik daha geliyor. WhatsApp’ı da satın almasıyla sosyal medya üzerinden mesajlaşma alanında tüm kozları elinde toplayarak rakiplerine karşı büyük üstünlük sağlayan Facebook şimdi de Messenger uygulamasındaki yeniliği ile adını duyuruyor. “M” adı verilen yeni eklenti sizin en yakın dostunuz olabilir.

“M” Nedir?

Facebook mesajlaşma ürünleri başkan yardımcısı David Marcus’un tanıttığı “M” cebinizdeki asistanınız olarak görev yapacak. David Marcus; “”M” sizin adınıza iş görebiliyor.” Diyerek uygulamanın bir insan gibi birçok işi görebildiğinden bahsetti. Bu dijital asistan sorduğunuz soruları cevaplayabilecek, arama yapabilecek, internetten sizin için sipariş verip rezervasyon yapabilecek hatta sevdiklerinize özel günlerinde sizin adınıza sevdiği hediyeleri gönderebilecek.

David Marcus “M” hakkında fazla bilgi vermek istemese de “M”nin para transferi yapabileceği, sizin planlarınızı size hatırlatıp sizin talepleriniz doğrultusunda alışveriş yapabileceği öngörülüyor.

Siri, Cortana ve Google Now gibi dijital asistanlarla rekabete girişecek bu olan “M”in çok ilgi göreceğini düşünüyorum. Ayrıca “M”i diğer dijital asistanların önüne geçireceğini düşündüğüm özelliği ise yapay zekâ ile geliştirilmiş olması sebebiyle eğitilebilir ve öğretilebilir bir uygulama olmasıdır. Yani “M”i kendinize göre eğitecek, sizin istekleriniz doğrultusunda zekâ sahibi olmasını sağlayabileceksiniz.

David Marcus; “M”in test aşamasında olduğundan bahsetti. Şimdilik “M”i bu kadar tanıyoruz ama belki de yakında en iyi dostumuz olacak…

Engin DİNÇ

28/08/2015

DİJİTAL GELECEK HAREKETİ

4.5G Teknolojisi Türkiye’de!

Kablosuz bağlantı teknolojileri hızla gelişmeye devam ederken ülkemiz yeni dijital ataklar yapmaya devam ediyor. Hepimiz merakla 4G ihalelerinin yapılmasını beklerken 4.5G sürprizi ile karşılaştık.

Peki nedir bu 4.5G?

4.5G aslında 4G tabanlı bir sistemdir. İlk önce biraz 4G teknolojisinden bahsetmemiz gereklidir. 4G ilk olarak 2004 yılında Japonya’da NTT DoCoMo firması tarafından LTE teknolojisini duyurmasıyla hayatımıza girmeye başlamıştır. Bu teknolojiyi ilk deneyen ve kullanan ABD’de Verizon firmasıdır. Verizon, 17 Ağustos 2009 yılında Boston ve Seattle’da test yapmıştır. Günümüz itibariyle de tüm ABD’de 4G teknolojisinden faydalanılmaktadır. Ülkemizde ise hala 3G (3 taşıyıcılı internet) kullanılmaktadır. 4G teknolojisinin ülkemiz sınırlarına ne zaman gireceği merakla beklenirken dijital bir atakla 4.5G teknolojisinin alt yapısının kurulmasına karar verildi.

Neden buçuklu bir sistem kurulmaya karar verildi yada bir taşıyıcıdan nasıl olurda buçuklu performans alınabilir soruları aklımızın karanlık koridorlarında dolaşmaya başladı. Bu teknolojiyi derinlemesine incelemeye başladığımızda LTE Advanced karşımıza çıkıyor. 3G üç taşıyıcılı internet, 4G dört taşıyıcılı internet demektir. 4.5G de 4G tabanına kurulmuş fakat LTE Advanced’in iki taşıyıcısının birleştirmesiyle elde ediliyor. Bu teknoloji global arenada mobil teknolojiler üreten bazı firmalar tarafından 4.25G olarak da adlandırılmıştır. 4G ile 100 Mbps internet hızına ulaşılırken 4.5G ile bu hız 300 Mbps’ye ulaşabilmektedir.

Hangi cihazlar 4.5G’ye uyumludur?

Bu teknoloji ile aklımıza takılan sorulardan bir tanesi de hangi cihazların bi teknolojiye destek verdiğidir. Öncelikle 2009 yılından bu yana 4G teknolojisini kullanıyor olmasından dolayı tüm ABD menşeili firmalar bu teknolojiye destek vermektedir. Eğer cihazınız hali hazırda 4G destekliyor ise 4.5G de destekleyeceği görüşündeyim. ABD teknoloji devi Apple İphone 5 ve sonrasında üretilen cihazlarında bize bu teknolojiyi sunuyor. Yine IPad 3 ve sonrasından üretilen tablet PC’lerde de bu teknoloji mevcuttur. Samsung firması da Apha, Age 3, Age 4 , S3 ve S4 başta olmak üzere bir çok cihazında bu teknolojiye destek veriyor.

Gelecek teknoloji 5G

Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın da katılımıyla Çin ile ülkemizin önde gelen GSM operatörlerinden Huawei ile Turkcell arasında 5G AR-GE antlaşması imzalamıştır. 5G 1000 Mbps (1 Gbps) hızı hedefliyor. Dijital dünyaya hızlı bir giriş yapan ve bu hızın gerisinde kalmak istemeyen ülkemizde de bazı üniversiteler araştırmalarında 5G teknolojisine yer vermektedir. Umuyorum ki global firmalardan önce bizim araştırma fakültelerimiz bu ve bunun gibi birçok teknolojiyi daha önce geliştirerek dijital dünyada Türkiye’yi bir adım öne geçirebilir.

Engin DİNÇ

27/08/2015

Dijital Gelecek Hareketi