Memura psikolojik baskı kumpası

Vatansever, devletine hizmet eden, gerektiğinde gecesini gündüzüne katan, FETÖ/PDY’ci kumpasçıların oyunlarına maruz kalan memurlar da yakılmaya çalışılıyor.

Devletin son dönem politikaları arasında devlet memurlarının akıllarındaki “garanti iş” mantığını yıkmaya çalışmaktadırlar. Bu politikayı kısmen haklı buluyorum. Fakat bunu yaparken de bir bakıma kumpas yolu açılmakta, CIA-FETÖ/PDY ortaklığına bilinçsizce hizmet edilmektedir.

Cumhurbaşkanımızın yerli araba üretimi konusunda harekete geçildiğini duyurduğu şu günlerde birileri ülkemizin içindeki FETÖ/PDY unsurlarını temizliyormuş gibi görünerek; devletimizin yanında ve hizmetinde olan personellerine karşı psikolojik harp ve yıpratma politikası uygulamaktadır. Bu sayede muassır medeniyetler seviyesinin üzerine çıkma yolunda hızla ilerleyen Yüce Türk Devleti’nin toplum üzerinde baskıcı bir politika izlediği, halka zulüm ettiği mesajı bilinçaltına işlenmeye, yönetim ile halk arasında gerginlik yaratılmaya çalışılmakta; iktidar terörist ilan edilmek istenmektedir. ABD’nin Irak başta olmak üzere birçok devlete “terörist yönetimi var” bahanesiyle askeri müdahale de bulunduğunu hatırlatmak isterim.

Çalışan ve vatanına en iyi hizmeti vermek için asgari gayret içerisinde olan devlet memurlarının daha iyi korunması, fiziki ve ekonomik şartlarının daha da iyileştirilmesi gerekirken üzerlerinde psikolojik baskı kurmak, mobing uygulamak ve bu sayede devleti idare edenler ile devlete hizmet edenler arasında küskünlük oluşturmak ileriki zamanlarda devletimizin maddi bütünlüğüne zarar verecek adımların temelini oluşturmaktır.

Gelişen, düşünen, karar veren ve uygulamaya koyup sonuçlandırmak isteyen genç beyinler, kimi kesim ve amirlerce baskı altına alınma yoluyla sindirilmekte, gelişim ve olumlu yönde değişim engellenmek istenmektedir. Bu durumun, silahla elde etmek istedikleri devletimizi alamayanların yeni bir oyunu olduğunu düşüncesindeyim.

Ülkesini her zaman düşünen, kullandığı bir kağıdın bile hesabını ödeyeceğini inanarak çalışan kişilerin bu denli psikolojik harbe maruz kalması doğru olmadığı gibi bu harbi uygulayanların bağlantılarının ve kim olduklarının iyi araştırılması gerektiğini düşünüyorum.

Hun İmparatorluğu’ndan, Selçuklu’dan günümüze kadar; iman, itikat ve sadakat ile büyüyen; dünyaya adalet ile hükmeden milletimizin yok olmasını binlerce yıldır hayal edenlere karşı ülkemizin içinde veya dışında hangi makam ve mevkide olurlarsa olsunlar dik duruş sergilenmeli, hak yolda olan yöneticilerimizin arkasında durulmalıdır. Aynı şekilde hak yolda olan memurlar da amirlerince korunmalıdır. 15 Temmuz 2016’da yaşanan vahim ve hain olayda bir hilal uğruna;her makam ve mevkiiden tek bilek olan milletimiz gibi bugün de, yarın da tek bilek olunabilmelidir. Kumpasla sımsıkı tutan ellerimizin arasına yağ damlatan, kaydırmaya çalışan, ayırmaya çalışanlara taviz verilmemelidir.

Hainlerin bir bir tespit edilip kamudan uzaklaştırılmasıyla, onların batırdığı işleri temizlemeye çalışarak; gecesini gündüzüne katan, bunu yaparken de devletin kuruşunu ziyan etmemeye çalışan memurlara karşı uygulanan psikolojik baskı bahsettiğim gibi yeni bir FETÖ/PDY oyunudur.

Saygılarımla…

Engin DİNÇ

03.11.2017

Yorum yap, Bildir,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.