Kredi kartında yeni dolandırıcılık yöntemine dikkat

kredi-kartıGüvenli olarak düşündüğünüz kredi kartınız aslında güvende olmayabilir.

Son zamanlarda dolandırıcılar yeni yeni teknolojilerle karşımıza çıkıyorlar. Bizler de onların bu yeni dolandırıcılık yöntemlerini ifşa etmeye çalışıyoruz. Birçok kredi kartında var olan fakat birçoğumuzun da bilmediği NFC yani uzaktan erişim, uzaktan paylaşım sistemini kullanarak kredi kartınızdan günümüz koşullarında çok da küçük sayılmayacak bir miktarı izniniz olmadan kartınızdan çekebiliyorlar. NFC özelliğine sahip pos cihazlarıyla özellikle çok yoğun olan toplu taşıma araçlarını tercih eden hırsızlar, cihaza 30 TL çekim ücreti yazıyor ve genelde cüzdanınızda bulunan kredi kartınıza o kalabalıkta size fark ettirmeden değdiriyorlar. Bu değdirme sebebiyle NFC özelliğine sahip kartınız karşıdan gelen 30 TL çekim işlemine onay veriyor ve herhangi bir şifre gereksinimi duymadan 30 TL’niz bu hırsızın pos cihazına aktarılmış oluyor. Bir nevi şifresiz alışveriş yapış oluyorsunuz.

NFC’ye nasıl tedbir alınır?

NFC etiketi 2011 yılından bu yana ülkemizdeki birçok kredi kartında mevcut olarak bulunuyor. Eğer kartınız daha yeni ise bu özellik kesinlikle var diyebiliriz. Bu özelliği kendiniz kapatamıyorsunuz. Bu durumlar karşısında yapılması gereken ya kredi kartınızı kolay ulaşılacak arka cepte cüzdan içine ve ya çanta içine koymayacaksınız ya da daha etkin bir çözüm yolunu deneyeceksiniz. Alüminyum folyo ile kalınca sardığınız zaman kredi kartınız NFC özelliğini kullanamayacaktır. Çok banal bir çözüm yolu gibi görünse de teknoloji hırsızları her geçen gün daha yeni soygun yöntemleriyle karşımıza çıkarken güvende olmak da zor maalesef…

Kayıp çalıntıya da önlem gerekiyor

Diyelim ki kartlarınız cüzdanınızdaydı ve kaybettiniz. İlk işiniz bankanızı arayıp kartınızı kaybettiğinizi söyleyip kapattırmak olsun. “Şifrem yok ki para çekemezler” demeyin. Yaptığım analizlere göre birçok kişi çok bilindik şifreler kullanıyorlar. Örneğin; kişi Adana’lı ise ve İstanbul’da yaşıyorsa kredi kartı şifresi 3401 ya da 0134 oluyor. Yine kişinin 1977 doğumlu olduğunu var sayalım. Şifresi 3477, 1977, 013477 ve benzeri kombinasyonlar oluyor. Bazı bankalar sırf bu sebeple şifreyi en az 5 hane olarak zorunlu tutuyor. Kullanıcı da o zaman başına ya da sonuna bir sıfır (0) ekliyor. Cüzdanın içinde nüfus cüzdanı, ehliyet gibi kimlik bilgilerinin de var olduğunu düşünürsek; para çalmak daha da kolaylaşıyor. Şifresini bulamadığını var sayalım, o zaman da telefonlara yüklenen parasal işlem uygulamalarını kimlikteki bilgilerden de faydalanarak üye oluyor ve kredi kartını o uygulamaya tanımlıyor. Bundan sonra istediği internet sitesinden parasal işlem uygulamasını kullanarak ödeme yapabiliyor.

Hak talep edemiyorsunuz

Böyle bir soygunla karşılaştınız ve bankayı arayıp işlemin iptal edilmesini, kartınızın kaybolduğunu veya çalındığını söylediğiniz. O zaman bankadaki yetkili sistemine baktığında sizin para çekme ya da alışveriş işleminizi şifrenizle yaptığınızı görüyor. Şifrenizle yaptığınız için de herhangi bir iptal söz konusu olmuyor. İşlemin iptali ancak alışveriş yaptığınız kurum onay verirse gerçekleşiyor. Yani siz kendi elinizle hırsıza alışverişte aldığı ürünü hediye etmiş oluyorsunuz.

Ne diyelim önce tedbir, sonra takdir…

Yorum yap, Bildir,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.