İslamik psikolojik analiz

Bugün hiç de yapmadığım bir şeyi yaptım. Fotoğraf paylaşımı yapılan bir sosyal paylaşım sitesi üzerinden hiç tanımadığım iki kız kardeşimizi takip etmeye başladım. Kızlarımızdan bir tanesi Özlem diğer de Ayça…

Farklı kültürel yapıya sahip, ailevi yaşantısı birbirlerinden farklı görünen iki kişi… İlk kardeşimiz Özlem; tahminen 20-22 yaşlarında tesettürlü bir kardeşimiz. Diğeri; Ayça o da tahminen aynı yaşlarda, başı açık bir kardeşimiz. Başı açık ya da kapalı olması sadece kişisel görüşlerinin serbestliği açısından önemlidir dini inançlarıyla alaka kurmadan analize devam edelim.

Özlem paylaştığı fotoğrafta gayet masum bir şekilde bir Amerikan şirketinde hamburger yiyordu. Kolunda tuttuğu takımı simgeleyen iki lastik bileklik vardı.

Ayça; bir cami fotoğrafı paylaşmıştı, bir önceki fotoğrafı da gezi parkında çekilmişti ve yüzünde gaz maskesi vardı. Bir diğer fotoğrafı ise Mısır’ın simgesi olan R4BİA işaretiydi.

Analizler:

Düşündüğümüzde Ayça gezi parkına destek veren birisi iken aynı zamanda muhalefetin malzeme konusu yaptığı Mısır direnişine de destek veriyor olması zıt kutupları bir arada bulunduruyor gibi görünse de aslında o kız; gezi parkındaki gerçek doğasever, Mısır direnişine gerçekten adalet istediği için destek veren bir mücahit…

Diğer kardeşimiz Özlem ise; işte bu noktada gerçekleri söylemek zorundayım belki biraz kırıcı olacak ama Allah (c.c.) gerçeği söyleyeni sever… Gayet dini inançlara bağlı bir görüntüsü olsa da elinde tuttuğu hamburger yıllarca helal et ile yapılıp yapılmadığı kesinleşmemiş bir Amerikan şirketinden alınmıştı. Oysa birçok sosyal paylaşım sitesi üzerinde de bu şirketler boykot ediliyor. O sitelerde sözde dini paylaşım yapan sayfaların boykotları aslında o şirketlerin reklamını yapmaktan ileri geçmiyor. Aklına hiç gidip de orada yemek gibi bir düşünce olmayan dahi gidip orada yemek yiyor.

Bunun suçlusu yiyen mi?

Kısmen evet kısmen de hayır, çünkü bir kişi kendisi için neyin hayırlı olduğunu ve neyin hayırsız olduğunu bilecek kadar zekâya sahip ise ve bilerek hayırsız bir şeye yaklaşıyorsa bunun adı dini intihardır. Kısmen de hayır demiştik; çünkü fast food denilen hızlı yemekler kişiye hızlı sunuluyor. Yapılan yemeklerde gayet lezzetli ve çekici oluyor, ama bunun çekiciliğinin asıl nedeni ise; O!

O?

O kim mi? O Çin Tuzu; bu tarz gıdalar içine konulan, bağımlılık sağlayan, yiyeceğe farklı bir damak lezzeti bırakan bu tuz iç organları yok ediyor, zekâ geriliğine yol açıyor, kişiyi ele geçirilmiş bir mutanta çeviriyor.

Analiz Sonucu:

Gezi parkına giden bir kişi eğer Mısır da ölenler için de zamanını harcayabiliyorsa işte o kişi gerçekten İslam için hizmet ediyordur.

Dini paylaşımlarda bulunarak “boykot ediyoruz” denilen ürünleri rahatça yiyebilen bir kişi de gayet samimiyetsizdir.

O iğrenç yerlerden artık yemeyelim: zorunlu değiliz onları yemeğe hele de yavan ekmeğe muhtaç olanlar varken… Ramazan ayında bir ay oruç tutarak o yavan ekmek yiyenleri anlamaya çalışıp da diğer on bir ay hiç aklımıza getirmiyoruz. Ayrıca Müslüman kardeşimize kurşun sıkmak için kendilerine geliri de bizlerden sağlamış oluyorlar.

Hazreti Ömer (r.a.): Bir manav önünden geçerken her şeye bakar, canının çekmesini sağlar ve hiçbir tane almadan yoluna devam ederdi. İşte bu nefis terbiyesidir. Biz; bir hamburger yemeğe, kola içmeye mahkûm değiliz onlar bizim onları yiyip-içmemize mahkûm…

Son Emir

O ürünlerin kullanılmaması gereken ayrıca bir konu da şüpheli olmasıdır: “Biz şüpheli olduğundan helal olanın onda dokuzunu terk ettik.” Hazreti Ömer (r.a.)

“Allah’ın (c.c.) size rızık olarak verdiklerinden helal ve temiz olanı yiyin. Kendisine inanmakta olduğunuz Allah’tan (c.c.) korkup sakının.” (Maide/88)

“Öyleyse Allah’ın (c.c.) sizi rızıklandırdığı şeylerden helal ve temiz olanlardan yiyin; eğer O’na (c.c.) kulluk ediyorsanız Allah’ın (c.c.) nimetlerine şükredin.” (NAHL/114)

29/08/2013

Engin DİNÇ

Yorum yap, Bildir,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.