Ekonomi ve Girişimcilik

Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.): “Kazancın onda dokuzu ticarettendir.” demesiyle İslam alemi ticarete yönelmiştir. Ticaret İslam dünyasında son derece önem arz ettiği kadar batı dünyası da ticarete farklı boyutlar kazandırarak tarım toplumlarından sanayi toplumlarına doğru hızlı bir geçiş yaşanmıştır. Bugün ise kazancın onda onu ticaret diyebiliriz. Çünkü her insan temel ihtiyacını karşılamak için ya satış işi yapıyor yada alış işi ki alışveriş dediğimiz bu işlemin genel adı ticarettir.

Bu makalemizde biz de ticaret üzerine duracağız, ticaretin temelinde nelerin olması gerektiği, ticarete yeni adım atanların nasıl davranış sergilemesi gerektiği üzerinde duracağız.

Ticarete yeni adım atanlar nelere dikkat etmelidir?

Genç girişimciler ticarete ilk adımlarını attıklarında bir anda yüksek paralar kazanma hevesinde, ürettikleri ticari fikirler ile en büyük olma çabasındadırlar. Fakat birilerinin onlara şunu hatırlatması gerekir; senin ürettiğin fikirler dünyanın başka bir yerinde kesinlikle defalarca uygulanmış yada denenmiştir. Demem o ki ürettiğiniz fikir üzerine öncelikle derinlemesine bir araştırmaya girişmelisiniz. Bunun içinde ürettiğiniz fikir üzerine yazılmış kitap yada makale var mı bunu araştırmakla işe başlayabilirsiniz.

tablo-1Tablo-1 de gördüğümüz yeni girişimcinin hedefidir. Çoğu zaman da işe başlamasının ilk dönemlerinde ticari kazanç grafiği bunun gibidir. O kazanç bu şekilde yükseliş içerisindedir. Bu yükseliş taze girişimcimizin hevesine heves katar ve daha fazla risk ile daha yüksek gelir elde etmeyi amaçlar. Ama bir işte başarı için olması gerekenler vardır. Bunlar; Bilgi, Tecrübe ve Çevre…

Gelin görün ki yeni girişimcimizde bunlardan en fazla ikisi bulanabilir yani; Bilgi ve Çevre… Tecrübe ise zamanla kazanılacak bir olgudur. Tecrübesiz kişiler yeni yürümeye başlamış bebek gibidir, düşmesi kaçınılmazdır.

Benim gerek ticaret hayatında gerekse özel hayatımda dilime pelesenk ettiğim bir söz vardır: “Her zaman her şeyin kötüsünü düşün, kötü düşün eğer kötüsü olursa alışmış olursun ama iyisi olursa da sevincin daha büyük olur.” İnsanlar bu sözümü çok da sevmezler. “Her şeyin iyisini düşün.” derler. Gelin görün ki hayat her zaman iyiyi getireceği konusunda kimseye bir söz vermemiştir. Bugün boynuna sarılıp öpmekten çekindiğiniz annenizi dahi bir kaç dakika sonra markete giderken çarpan bir araba ile kaybedebilirsiniz. Hayat bu kadar gerçek ve acımasız iken hele ekonomik hayat, ticaret dünyasında acıma asla olmaz. Çünkü dünyanın bir yerlerinde para için hayatlara kıyılırken sizin içine girdiğiniz oyunda hayallere yer yoktur.tablo-2

İnsanoğlu lastik top gibidir, yere ne kadar hızlı çarpar ise yükseğe o kadar fazla çıkar. Ekonomide de yaşam bu şekilde şekillenmiştir. Kişi dibe vurmaktan korkmamalı, fakat iniş ve çıkışlarını da temkinli yapmalıdır. Tablo-1’deki gibi bir yükseliş yaşamak isteyenlerin gereksinimi bilgi+tecrübe+çevre’dir. O yükselme adım adım gerçekleşir, bir anda yükselme, patlama yapma söz konusu olmaz. Daha çok ekonomiye 30-40 yıl vermiş kişilerin başarabildiği bir düzeydir. Oysa yeni girişimci olanlar ise Tablo-2’deki gibi olmalıdır. Düşmeli, hatta dibe vurmalı ama temkinli olmaktan vazgeçmemelidir. Sanki bir patencinin hız kazanması gibi önce aşağı yönlü olan grafiği temkinli davranışlarla yükselişe geçirebilirler. Yükselişe geçen kişinin yapması gereken en önemli şey ise tutunabilmesidir. Yükseğe çıkıp da yukarılarda kalmak hiç bir zaman kolay değildir. Çünkü “Meyve veren ağaç taşlanır.” atasözünden hareketle tepe noktada olanların her zaman düşmanları olacaktır. Gerek tepedekini geçmek isteyenler, gerekse tepedekini aşağı indirmek isteyenler…

Düşmekten korkmayın demiştik, evet düşmekten korkmayın çünkü düşmek demek tecrübe kazanıyor olmanız demektir. Düşe-kalka yürümeyi öğrenecek tablo-2’den tablo-1’e doğru geçiş yapacaksınız ve artık sadece yukarı yönlü ivmeye sahip olacaksınız.

Tüm girişimcilere şimdiden başarılar…

23/08/2014

Engin Dinç

 

Yorum yap, Bildir,

Leave a Reply

You must be logged in to post a comment.